MHP lideri Bahçeli: CHP yine baltayı taşa vurmuştur
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin "Silah varsa siyaset yoktur. Siyaset olacaksa, siyaset yapılacaksa silahların tamamı yakılmalıdır. Bizim kaybına göz yumacağımız, heba ve israf edeceğimiz tek bir insanımız yoktur" dedi.
Gazze'ye insani yardım malzemesi götürmek amacıyla yola koyulan Küresel Sumud Filosu'nun siyonist kuşatmayı sarstığını ve uluslararası sularda uğradığı terörist saldırıya rağmen direniş umutlarını kamçıladığını vurgulayan Bahçeli, "Alçakça gözaltına alınan 36'sı Türk vatandaşı 137 aktivistin yoğun girişimler sonucunda Türkiye getirilmesi müessir bir başarıdır ve emeği geçen kim varsa tebrik etmek hepimizin görevidir." diye konuştu.
Birleşmiş Milletlerin üye ülke sayısının 193 olduğunu belirten Bahçeli, bunlardan 157'sinin Filistin'i tanıdığını dile getirdi.
"Soykırımcı İsrail tecrit edilmiştir" diyen Bahçeli, Filistin'i tanıyan ülkelere teşekkür etti ve tebriklerini iletti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın "Filistin'i tanımak Hamas'a ödüldür" sözlerinin önyargılı, basit, bayağı ve bağnazca olduğunu söyleyen Bahçeli, Hamas'ın terör örgütü olmadığını, İsrail'in gerçek manasıyla terör yöntemlerine başvuran "haydut devlet olduğunu" belirtti.
"Vakit Gazze için kıyam vaktidir"
MHP lideri Bahçeli, Trump'ın Netanyahu ile görüşmeden önce Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Endonezya ve Pakistan devlet ve hükümet başkanlarıyla bir toplantı düzenlediğini anımsatarak, bu toplantıda masaya yatırılan ve görüş birliğine varılan Gazze Planı'nda daha sonra değişiklikler yapıldığının, Pakistan Başbakanı tarafından bizzat açıklandığını hatırlattı.
Bu süreçte 2024 yılında önerdikleri, Türkiye, Irak, Mısır, Suriye başta olmak üzere bölge ülkelerinin teşebbüs ve tertibiyle kurulabilecek "Kudüs Paktı"nın daha da mühim bir anlam kazandığını söyleyen Bahçeli, İsrail ve Filistin arasında bir an önce ateşkes ilan edilmesi gerektiğini, "siyonist barbarlığın" işgal ettiği topraklardan çekilmesi gerektiğini dile getirdi.
Gazze'nin Gazze'lilere ait olduğunun herkesçe kabul edilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, iki devletli çözümden başka yol kalmadığının altını çizerek, "1967 sınırlarına haiz olmak kaydıyla, başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafi bütünlüğünü sağlamış Filistin devleti kabul edilmeli, Birleşmiş Milletler'e de tam üye yapılmalı" diye konuştu.
Bahçeli, Gazzeli bebeklerin, çocukların, kadınların, yaşlıların, savunmasız insanların hakkını hukukunu savunmanın bir insanlık görevi olduğunu belirterek, Gazzeli mazlumların sesine ses olan, feryatlarına tercümanlık yapan, dünyaya da insani felaketin korkunç yüzünü süreklilik içinde haykıran Türkiye'nin tez ve söylemlerinin nihayet geniş kabul gördüğünü söyledi.
Bahçeli, bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'ne müteşekkir olunması gerektiğini kaydetti.
"Milletimiz Terörsüz Türkiye ile ilgili adım ve atılımların arkasındadır"
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Terörsüz Türkiye'nin takip ve temininin devlet politikasına dönüşen milli ve tarihi bir hedef olduğunu vurguladı.
Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefini bütüncül zaman telakkisinin izdüşümünde kombine ve kolektif bakış açısıyla ele aldıklarını, hayatın ve hadiselerin her veçhesine ışıklar salacağına, yeni bir diriliş momenti olacağına inandıklarını söyledi.
Ön yargıların düğümlerini çözmek istediklerini belirten Bahçeli, "Katılaşmış ve kapanmış diyaloglara daha üst bir uzlaşma kümesinde canlılık kazandırmanın amaç ve arzusundayız. Şayet varsa buğulanan ve buzlanan toplumsal münasebetler ağını birlikte yaşama ve yaşatma temelinde karşılıklı anlayış, saygı, sevgi, fedakarlık, empati ve bağlılıkla yeni baştan kuracağımızı değerlendiriyoruz. Kim ki 'Terörsüz Türkiye'den rahatsızsa bir kuraklık, bir karanlık, bir acziyet içindedir" değerlendirmesinde bulundu.
Hedefin büyük olduğunu, taviz, tehir ve teslimiyetin ise asla olmayacağını vurgulayan Bahçeli, göreceli anlaşmazlıkları önce çoğaltıp sonra körükleyen, ardından da düşmanlıklara dönüştürmek için fitne yayan iç ve dış hıyanet şebekesinin çarkının kırılacağını dile getirdi.
"En doğru ve güvenli bir yol haritası belirlenmeli"
MHP Genel Başkanı Bahçeli, TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun faal halde olduğunu ve toplumun her kesimiyle istişarelerini sürdürdüğünü aktardı.
Partisinin, "Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik" temasıyla düzenlenen "Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları"nın 9 ayrı bölgede başarılı bir şekilde tamamlandığını kaydeden Bahçeli, "Yurdumuzun tamamına ulaştık, her insanımıza temas etmeye çalıştık, sivil toplum kuruluşları, mesleki örgütler, muhtarlarımız, yöre insanlarımızla görüştük. Çok şükür dava arkadaşlarımızın ve teşkilatlarımızın saha çalışmalarından çok iyi geri dönüşler aldık" dedi.
Bahçeli, bu toplantıların takip ve temininden sorumlu olan Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Edip Semih Yalçın'a, milletvekillerine, MYK ve MDK üyelerine, belediye başkanlarına, il ve ilçe başkanları ile tüm dava arkadaşlarına teşekkür ederek, çalışmalarını ara vermeden sürdüreceklerini belirtti.
MHP lideri Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri" kapsamında "Derdin Derdimiz Sohbet" toplantılarıyla vatanın tamamında saha çalışmaları ile yüz yüze temas ve görüşmeleri yoğunlaştıracaklarını bildirdi.
Türkiye'nin istikbal ve istiklal haklarını mutlaka muhafaza edeceklerine işaret eden Bahçeli, "Milletimizin her ferdi muhteremdir. Biz'in içindeki sayısız ben'ler milletimizin güzelliği ve zenginliğidir. Hiç kimseyi ayırmadan, ayrıştırmadan, dışlamadan, ötekileştirmeden bunun da ötesinde bir ve eşit görerek yeni yüzyılda mucizelere imza atacak sosyal, siyasal ve ekonomik doğruluş iradesini ihyasının peşindeyiz" ifadelerini kullandı.
"Amaç hasbidir, harbidir, haysiyetlidir ve hakikat temeline dayalıdır"
Terörsüz Türkiye'nin amacına işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti:
"Türk ile Kürt arasına saçılmak istenen emperyalizm menşeli nifak tohumlarının çürütülmesi, bu kutlu kardeşlik hukukunun arasına dikilmek istenen ayrımcılık bariyerlerinin yıkılıp atılması, 'Terörsüz Türkiye' hedefinin asıl ve esas amacıdır. Nitekim amaç hasbidir, harbidir, haysiyetlidir ve hakikat temeline dayalıdır. Kürt kardeşlerimizin terörle uzaktan yakından bağ ve bağlantısı yoktur. Farklı saik ve sebeplerle aldanıp kandırılan, fakat suça karışmamış, silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesiyle kucaklaşmalıdır. Silah varsa siyaset yoktur. Siyaset olacaksa, siyaset yapılacaksa silahların tamamı yakılmalıdır. Bizim kaybına göz yumacağımız, heba ve israf edeceğimiz tek bir insanımız yoktur."
Devlet Bahçeli, millet olmak demenin, mihnet ve melanete yüz çevirmek, kültür, demokrasi ve tarih sacayağında bayraklaşmak demek olduğunu vurgulayarak, "Türküyle Kürdüyle, Alevi'siyle Sünni'siyle Türk milleti çok şükür bunu başarmıştır. Kürt kardeşlerim terörün en fazla ceremesini çeken, bedelini en çok ödeyen, ağır sonuçlarına ziyadesiyle katlanan hazin ve hüzün dolu bir maziye sahiptir. Bu maziyi parlak bir gelecekle tamir ve telafi etmek öncelikli sorumluluğumuzdur" değerlendirmesinde bulundu.
"Pazarlık içinde değiliz"
Bahçeli, Terörsüz Türkiye'nin, muasır ve müreffeh Türkiye'nin müjdesi olduğunu, terör sorununu çözeceklerini ve bölücülük damarını kesip atacaklarını kaydetti.
TBMM'nin Türk milletinin gözbebeği, iradesinin tecelli mekanı olduğunu söyleyen Bahçeli, milletin verdiği vekalet görevini demokrasi ahlakına ve tarihsel anlamına müzahir şekilde taşımanın ve temsil etmenin TBMM'de bulunan her milletvekilinin başlıca sorumluluğu olduğunu belirtti. Bahçeli, "TBMM, boykot ve protestolara sahne olacak, ucuz ve uçuk ayak oyunlarına alet edilecek, egoları şişkin, hırs ve ihtirasları kabarık siyasi tufeylilerin tahrip ve tahriklerine maruz kalacak bir yer değildir. Yeni yasama yılının açılış oturumuna sudan bahaneleri öne sürerek katılmayan, Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasına tahammülsüzlüğün yanında aziz milletimizin iradesine saygısızlıkta üst bir faza geçen CHP gene baltayı taşa vurmuştur. Dipsiz çelişkilerde bocalayan CHP, gafil cüretkarlığıyla yanlışı savunacak basit ve baya gerekçelere sığınmayı, devamında bunlarla avunmayı tercih etmiştir. Elbette kendi düşenin ağlamaya, dövünmeye sızlanmaya hakkı yoktur. CHP'nin sadece sayın Cumhurbaşkanımızı, sadece Meclis'imizi değil, esasen Türkiye'yi ve Türk milletini yok saydığı ortadadır. İnanıyorum ki bu seviyesizliğin demokratik sonuçlarına da eninde sonunda katlanacaktır" ifadelerini kullandı.
"O fotoğraf, Türkiye'nin fotoğrafıdır"
Meclis'in açılışı dolayısıyla 1 Ekim'de yapılan özel oturumunun hemen ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un davetine icabet eden parti genel başkanlarının yan yana oturmasının, cepheleşmeden muzdarip milleti umutlandırdığını söyleyen Bahçeli, iktidarın ve muhalefetle birlikte yer aldığı fotoğrafın milli iradenin özlemlerinin yansıdığını belirtti.
"Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyaseti mefluç ve meşruiyet zaafıyla malul sakat bir siyasettir" diyen Bahçeli, bu siyaset kusurunun millete vereceği hiçbir şeyin olmadığını söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti:
"Özgür Bey'in Meclis'teki malum o fotoğraf karesiyle ilgili günlerdir süregelen söz, değerlendirme ve temelsiz eleştirileri esasen içten içe derinleşen bir kıskançlığın, gittikçe ağırlaşan nedamet psikolojisinin alegorik şifresidir. Samimiyetle ifade etmeliyim ki, o fotoğraf Türkiye'nin fotoğrafıdır. Her şeyden evvel Cumhuriyet Halk Partisinin sürüklendiği çıkmaz sokağın, içine girdiği korku tünelinin, çırpındıkça battığı rüşvet ve yolsuzluk çamurunun elbette siyasi sonuçları olacaktır. Özgür Bey'in Sayın Cumhurbaşkanımızla ilgili sözde meşruiyet sorunu imal ve icat etmek yerine partisinin ve şahsının ne kadar meşru bir çizgide durduğuna kafa yorması akıbeti ve mahiyeti bakımından akla en yatkın seçenektir.
Egemenliğin ve meşruiyetin yegane kaynağı büyük Türk milletidir. Söz milletindir, karar milletindir, irade milletindir, hüküm milletindir. Eğer millet haricinde meşruiyet arayışlarına tenezzül edip, teşne olabilecek mandacı siyasetçilerin izini sürmek isteyen çıkarsa tavsiyem ve temennim doğrudan CHP'ye bakmaları, orayı kurcalamalarıdır. Zira kurcaladıkça Mavi Vatan'a masal ve safsata diyen işbirlikçiler çıkacaktır. Kurcaladıkça Karabağ zaferinden rahatsız olan devşirmeler görülecektir. Kurcaladıkça yabancı medyaya Türkiye'yi şikayet eden, yabancı ülkelerden aman dilenen, niye bizi görmüyorsunuz diye çığlıklar atan ciğersizlerin eşkali belirlenecektir. "
"İddianamelerin süratle ikmal edilerek adil yargılama sürecinin derhal başlaması da samimi dileğimizdir"
Camdan evi olanların komşuya taş atmadan önce çok iyi düşünmesi ve makus bir hesap hatasından uzak durmaları gerektiğini söyleyen Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretine ilişkin sözlerine tepki gösterdi.
Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
"Özgür Bey'in, Sayın Cumhurbaşkanımız ABD'de Türkiye'yi onurla ve takdir edilecek boyutlarda temsil ederken İsrail'in sesi olması, ülkemizi kötüleme yarışına tevessül etmesi kelimenin tam anlamıyla çarpıklıktır. Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünü vicdan mahkemesine dönüştürüp mazlumların tercümanı olurken Özgür Bey'in 'Netanyahu'yla kayıkçı kavgası yapıyorlar' sözü unutulmayacak siyasi bühtandır. (ABD Başkanı Donald) Trump'tan randevu dilenenlerin Filistin'in kardeşi olamayacaklarını söylemesi ayıptır, günahtır ve yalandır. Özgür Bey'in nasıl bir dolduruşa getirildiği, kimlerin tuzağına düştüğü az çok malumumuzdur. Nitekim kendisine ve partisine yazık etmiştir.
Birleşmiş Milletler 80'inci Genel Kurulu'nda dünya Türkiye'yi konuşmuşken Özgür Bey ve CHP yönetimi freni boşa almış, şarampole yuvarlanmıştır. Siyonist-emperyalist esaretin altına giren CHP'dir. Hep dedim, yine diyorum, bu CHP'den hiçbir halt olmaz, olamaz. CHP'nin mahkeme kapılarına yüz sürmesi öncelikle kendi iç meselesidir. Ne var ki bu partiyi kasıp kavuran siyasi kriz günbegün çıta yükseltmektedir. Mahkeme kararları, YSK'nın çıkışları, karşılıklı suçlamalar bölünme aşamasına doğru kayan bir CHP tablosunu gün yüzüne çıkarmaktadır. İtirafçı CHP'lidir, iddia sahibi CHP'lidir, müşteki CHP'lidir, fail CHP'lidir. Ne tuhaf, CHP'de kılıçlar çekilmiş, ortak akıl kaybolmuştur. CHP yönetiminin her önüne geleni suçlaması doğru ve omurgalı bir tavır değildir. Aynada başka bir şey görmek istiyorlarsa aynayı değil aynanın karşısındaki görüntüyü değiştirmeleri en makul tercihtir."
CHP'nin "istikrarsızlığının, tarihsel çizgisinden derin kopuşu"nun Türk siyaset ve demokrasi hayatını olumsuz etkileyeceğini ifade eden Bahçeli, CHP'nin içinde kaos içinde bulunduğunu, bu durumunun Türk siyaseti, partinin geleneği ve geleceği açısından esef verici, yürek yaralayıcı olduğunu söyledi.
Bahçeli, "CHP'nin hesabını vermesi gereken hatta yüzleşmesi kaçınılmaz olan korkunç nitelikli rüşvet ve yolsuzluk iddiaları vardır ve ortadadır. Özgür Bey'in savcı ve hakimlerimizle uğraşması, her vahim iddiayı siyasileştirerek karalaması, meydan meydan dolaşarak zehir aşılaması suçluluk psikolojisinin yansımasıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi rüşvet ve yolsuzluğun pençesinde, ekosistemin esareti altındadır. Yüzleşmek için özgüven, gerçekleri kabullenmek için de siyasi ahlak ve dirayet gerekmektedir. CHP'nin belediyelerde dönen gayrimeşru ilişkilerin hesabını vermesi şarttır. Türk yargısına güvenimiz tamdır, iddianamelerin süratle ikmal edilerek adil yargılama sürecinin derhal başlaması da samimi dileğimizdir" değerlendirmesinde bulundu.
Hizmete kazandırılan yeni teşkilat binasının tapusunu MHP lideri Bahçeli'ye takdim ettiler
MHP Lideri Bahçeli'den CHP'ye resepsiyon tepkisi: Gazi meclis siyasi pervasızlık sahası değildir
Bahçeli: Önümüzdeki günler her türlü provokasyona açık ve yatkındır