Ankara'da geleceğe sahip çıkan buluşma: Aile susarsa tehlike büyür
Ankara Gençlik Gönüllüleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından Keçiören Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Aile Susarsa, Tehlike Konuşur: Çocuklarımıza Sahip Çıkalım” konulu konferans, yoğun bir katılımla gerçekleşti.
Protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın salonu doldurduğu etkinlikte, gençliği tehdit eden tehlikeler tıbbi, dini ve eğitsel boyutlarıyla masaya yatırıldı.
Moderatörlüğünü Gökhan Kahraman’ın üstlendiği panelde, uyuşturucu ile mücadelenin sadece polisiye tedbirlerle değil, topyekûn bir toplumsal seferberlikle mümkün olduğu vurgulandı.
Başkan Bayram: “Gençlerimizi Yalnız Bırakmayacağız”
Konferansın açılış konuşmasını yapan Ankara Gençlik Gönüllüleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Bayram, derneğin kuruluş amacının gençleri kültürel ve ahlaki yozlaşmadan korumak olduğunu belirtti.
Bayram konuşmasında, "Gençler, içinde yetiştikleri ortamın ve sunulan imkanların birer yansımasıdır. Onları suçlamak yerine, onlara sunduğumuz ortamı düzeltmeliyiz. Biz bu yola çıkarken söz verdik; hiçbir gencimizi yalnız bırakmayacağız, sokakların karanlığına terk etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Bayram, salonu dolduran kalabalığa hitaben, bu mücadelenin bir vatan borcu olduğunun altını çizdi.
Prof. Dr. Sunguroğlu: “Bağımlılık Bir Beyin Hastalığıdır”
Panelin ilk konuşmacısı Yüksek İhtisas Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu, bağımlılık konusunu tıp dünyası penceresinden ele aldı. Sunguroğlu, uyuşturucu maddelerin insan beyni ve fizyolojisi üzerinde yarattığı tahribatı bilimsel verilerle ortaya koydu. Bağımlılığın tedavi edilebilir bir beyin hastalığı olduğunu belirten Sunguroğlu, erken teşhisin ve ailenin gözleminin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Ayşe Sucu: “Mücadelenin Kilit Taşı Annelerdir”
İlahiyatçı, araştırmacı ve yazar Ayşe Sucu, konuyu dini ve sosyolojik boyutlarıyla değerlendirdi. Toplumun temel taşı olan ailenin önemine dikkat çeken Sucu, "Bir toplumu ayakta tutan kadındır, annedir. Uyuşturucu illetiyle mücadelede en büyük güç, Türk kadınının feraseti ve koruyucu kalkanıdır" diyerek annelerin bu süreçteki kritik rolüne vurgu yaptı. Sucu, konuşmasında dini referanslar üzerinden örnekler vererek manevi değerlerin koruyuculuğuna işaret etti.
Mehmet Gönüler: “Kültürümüzden Kopuş, Savrulmayı Getiriyor”
Eğitimci yazar Mehmet Gönüler ise eğitim dünyasından örneklerle bağımlılığın kök nedenlerine indi. Bağımlılığın nasıl ortaya çıktığını ve gençlerin neden bu yola saptığını analiz eden Gönüler, kültürel değerlerden uzaklaşmanın gençlerde bir boşluk yarattığını ifade etti. Gönüler, "Kendi öz kültürünü ve değerlerini bilen bir genç, bu tür tuzaklara karşı daha dirençli olur" diyerek eğitimin sadece akademik başarıdan ibaret olmadığını hatırlattı.
Büyük bir ilgiyle takip edilen program, konuşmacılara plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.