AYNADAKİ YANSIMA
Hani yolda yürürken bazen bir an tak diye duruverirsiniz. Öylesine, sebepsiz, nedensiz. Asılı kalırsınız hayatın an olarak ifade edilen bir zaman diliminde. Anlık bir durumdur ama o kadar geniş bir zaman dilimidir ki düşünce boyutunda; Milyonlarca fikir, düşünce, olasılık, anlamı - anlamsız bir sürü şey, duygu ve hissiyat.. Beyninizin her hücresi çılgınlık düzeyinde bir faaliyet içerisinde, unutulmuş korkular, bastırılmış arzular, hayaller ve gerçekler fırtınası gerçekleşir zihninizde. Gerçeklikle bağınızın koptuğu, yeniden gerçekliğe dönme anı arasındaki o küçücük zaman diliminde, an'da hapsolursunuz. Düşünürsünüz, düşünmeye gayret edersiniz. Etrafınıza bakarsınız bomboş... Boşlukta öylece sallanıverir zihniniz, aklınız her biri pamuk ipliğine bağlı binlerce düşünceden oluşan bir urgana emanet. O pamuk ipliğine bağlı düşüncelerden her bir kopuşla beyninizin algıları değişir. Bazen öyle çok kopuş yaşarsınız ki aklınızı kaybedersiniz.. Gerçeklik algınız değişir.
Beyin fırtınanız hafiflediğinde kendinize gelirsiniz. Boşluk anından sıyrılıp an'a dönmek ister bilinciniz. Bir aydınlanma yaşar zihniniz. Ama o kadar parlak bir aydınlanmadır ki aydınlanmanızın ne olduğunu çözene kadar o duraksama devam eder yine. Ya aklınıza bir şey gelmiş ama henüz idrak edememişsinizdir, ya yönünüzü kaybetmiş olduğunuz fikrine erişip ne yöne gideceğinizi henüz çözememişsinizdir, bazen de gideceğiniz yere gitmekten o an vazgeçmiş ve yeni bir karar alma arefesinde, arafta kalmış bir vaziyettesinizdir. Anlamlandırılamayak derecede duru fakat bir o kadar da karmaşık bir ruh hali. Tak diye bir anda durmuştur herşey sizin için ve hatta o an ruhunuz ayrılmıştır bedeninizden ve dışarıdan kendinize, kendi bulunduğunuz duruma bakarsınız. Durumu analiz süreci başlamıştır... Özeleştiriler, kendine kızgınlıklar, kırgınlıklar, evetler, hayırlar, şimdiye kadar gözardı edilmiş hatalar, bunun yanında farkedemediğiniz başarılar, unutulmuş iyilikler, azimli olumlamalar ve hayırlı dualarla sorgular ve sevk eder bedeninizi ruhunuz dışarıdan hayatınıza bakan tarafsız, bambaşka bir göz gibi.. AYNADAKİ YANSIMA gibi.
Bu noktadan sonra yeni bir başlangıç, yeni bir adım, bambaşka duygular ve fikir olgunlaşma içerisinde yolunuza karar verirsiniz. İster akışına bırakırsınız hayatı ki bu ruhsal denge için çok önemli bir karardır, ister lay lay lom, alaycı, keyfi, umursamaz bir yaşam sürersiniz veya çok daha bilinçli ve akılcı bir direktifle, azimle kendinize yepyeni ufuklar çizersiniz. Seçiminiz yolunuzdur. Doğrusu, yanlışı ile sizin kendi yolunuzdur ki bu seçiminiz zihninizde kaç tane pamuk ipliğinin koptuğu ile yakından alakalı bir sonuçtur. Ha, bir de bu anlık kopuş içerisinde hapsolmuş, aydınlanmasını tamamlayamamış, başkalarının fikri baskıları altında gerçeğini şaşırmış ve an'a döndüğünde kendi yolunu çizen değil, işaret edilen yolda ilerlemeye karar vermiş olanlar vardır ki onlar artık hayatını başkaları için yaşar.
Yalancı mıyım?