HARİKA BİR DAVETTEN NOTLAR
“Yine haklı olduğun kanıtlandı. Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer.” Yaşlı adam “Siz erken karar vermeye devam edin. Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olacağını sadece Allah biliyor.” Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatle tamamlarmış, etrafına anlattığında: “Acele karar vermeyin. O zaman sizin de herkesten farkınız kalmaz. Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi dolayısıyla gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir, insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken yenisi açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.”
HUZURUN ADRESİ
Bu hafta Rob bana bir sürpriz yaptı ve en çok sevdiğimiz Kos’taAlbergo Gelsomino’da yerimizi ayırtmış.İstanköy limanına 15 dakikalık yürüme mesafesinde. Temizliğe maksimum düzeyde önem veriliyor. Bir kaç senedir yıldönümümüzü orada kutluyoruz. Deniz kenarında plajı olan, sakin huzur” dolu bir yer. Odalar şahane, yataklar amerikan tarzı yüksek yatak olduğu için uzandığınızda denizin içinde gibi oluyorsunuz ve gemiler yatak odasındaymış gibi. Bugüne kadar binlerce otelde kaldım, ama bir bebek gibi rahat uyuduğum tek otel diyebilirim.Ekip son derece güler yüzlü, sizi rahat etttirmek için canla başla çalışan bir ekip. Yemekler şahane, akdeniz mutfağı hakim. Kos’a girişteki gümrüğü, insanların üstüste yığılmasını ve en az 1 saat beklemeyi göze alıyorsanız harika bir yer. Bu arada ilk gece yemek yediğimiz Fidelio aile restorantıda yunan mutfağıyla gönüllerimizi fethetti.Her şey organikti ve anneanne reçetelerinden oluşmuştu.Mutlaka bir gecenizi ayırın.
HARİKA BİR DAVETTEN NOTLAR
Gelir gelmez ayağımın tozuyla sevgili Ece Vahapoğlu tarafından ayrıntılarıyla hazırlanmış harika bir davetteydim. Davet sahibi Avene’in harika ürünlerle tanıştık. Mekan son derece keyifli bir yer olan Highlight otelin içindeki Miya beach’ti.Vizyon sahibi bir eczacı botanikçi ve tutku dolu bir girişimci olan Mösyö Pierre Fabre’nin, 1951 yılında kurduğu eczane, bugün Onkoloji, Kadın Sağlığı, Üroloji, Tüketici Sağlığı ve Dermokozmetik alanlarında faaliyet gösteren, uluslararası şirketler grubuna dönüşmüştür. Pierre Fabre Laboratuvarları, Avrupa’nın en büyük ikinci bağımsız özel ilaç laboratuvarı olarak hizmet vermektedir. Ürünlerini geliştirirken doğanın sunduklarını kullanan gelirinin anlamlı bir kısmını Pierre Fabre Vakfı aracılığı ile geniş kapsamlı sosyal sorumluluk projelerinde kullanan grubun bu çalışmaları, Eccocert tarafından Mükemmel sertifikası ile derecelendirilmiştir. Köklerinden ve değerlerinden hiç kopmadan dünyaya açılan Pierre FabreGrubu, gelirinin anlamlı bir kısmını Pierre Fabre Vakfı aracılığı ile özellikle Afrika ve Uzakdoğu’daki projelerde insanlara sağlık götürmek için ayırır. Grup, her yıl elde ettiği karın anlamlı bir kısmını, Onkoloji ve Dermatoloji alanlarında yürütmekte olduğu Ar&Ge çalışmalarına aktarmaktadır. Pierre Fabre; her türlü güzelliğin öncelikle sağlıktan geçmesi gerektiğinin bilinciyle hareket eder; bunun yanında botanikçi kimliği sayesinde ürünlerini en doğal yöntemlerle geliştirir.
En hassas ciltlerin dahi kullanımına uygun olarak geliştirilen Avène Intense Protect SPF 50+, bebek, çocuk ve yetişkinlerin kullanımına özel olarak çok yüksek koruma sağlıyor. Güneşin yüzünü gösterdiği ilkbahar ayları ve devamında yaz aylarında da cildinizi güneşin zararlı etkilerinden korumanın yanı sıra, güneş kaynaklı erken yaşlanmanın da engellenmesine yardımcı oluyor. En hassas ciltler için özel olarak geliştirilen, çok yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu olan Intense Protect SPF 50+, bebek, çocuk ve yetişkin tüm ailenin yüz ve vücut kullanımına uygun formülüyle hem güneşten hem de telefon, televizyon, bilgisayar gibi ekranlardan da gelen mavi ışığa da karşı koruma sağlıyor. Eau Thermale Avène en beğendiğim ürün oldu. Yaz için özellikle çok ferahlatıcı.Dermatoloji alanında inovatif ve güvenilir çözümler sunan, en hassas ciltlerin bile kullanımına uygun Eau Thermale Avène, Fransa’da bulunan ve tamamen dermatolojiye adanmış Avène Hidroterapi Merkezi’nde cilt rahatsızlıklarının tedavileriyle ilgili şifa dağıtmaya devam ediyor. Avène, 2023 yılındabaşlattığı sosyal sorumluluk hareketiyle dermatolojik hastalığı olan 3-12 yaş aralığındaki iki çocuğun Fransa’nın Avène kasabasında yer alan Hidroterapi Merkezi’nde gerçekleşecek tedavi sürecine ortak olmaya hazırlanıyor.
Yüzyıllar önce Fransa’nın Avène kasabasında keşfedilen termal su kaynağının tam kalbine inşa edilen AvèneHidroterapi Merkezi’nde her yıl 3000’den fazla hasta tedavi ediliyor. Şifalı saf su kaynağından gelen ve el değmeden direk kullanılan Avène Termal Su, Hidroterapi Merkezi’nde ve termal su bazlı tüm ürünlerde doğal formuyla yer alıyor.
Fransız Hükümeti tarafından tanınan imkanlarla geri ödeme kapsamında olan Avène Hidroterapi Merkezi’nde atopi, egzama, sedef gibi farklı dermatolojik rahatsızlığı olan hastalar için cildin kendisini 21 günde yenilemesiyle ilgili bilimsel verilerden yola çıkılarak 3 haftalık bir tedavi uygulanıyor. Fransa dışında dünyanın birçok yerinden gelen ve cilt rahatsızlığına çözüm arayan hastalar da belirlenen tedavi ücretini ödeyerek merkezden faydalanabiliyor.Merkezdeki uzmanlar tarafından takip edilen tedavi süresince,hastalar günlük hayatlarında ciltlerine nasıl bakım yapmaları gerektiğiyle ilgili de eğitimler alıyorlar.
150'den fazla bilimsel çalışma, Avène Termal Su’yunun yatıştırıcı özelliklerini doğrulamış.
Kızarıklık, makyaj, güneş yanığı... Cildimiz sürekli baskı altında. Günlük bakımımızın rutin bir parçası olarak kullanıldığında, sprey cildimizi yatıştırıyor, güçlendiriyor dengesini geri kazandırıyor. O zaman teşekkürler Avene.
THREADS ÇILGINLIĞI
Twitter'a rakip olacak yeni sosyal medya platformu Threads, kullanıma girdiği saatler içinde milyonlarca kullanıcı topladı. Instagram ve Facebook'un sahibi teknoloji şirketi Meta, Twitter'a rakip olacak yeni sosyal medya platformu Threads'i kullanıma sundu. Platform, saatler içinde milyonlarca kullanıcı topladı.Yeni platforma hızla katılanlar arasında Kim Kardashian ve Jennifer Lopez gibi ünlülerin yanı sıra Demokrat ABD Temsilcisi Alexandria Ocasio-Cortez gibi önde gelen politikacılar da var.Meta'nın Üst Yöneticisi (CEO) Mark Zuckerberg, resmi Threads hesabından yaptığı ilk paylaşımda bir ateş emojisiyle birlikte, "Haydi bunu yapalım. Threads'e hoş geldiniz" ifadelerini kullandı.Okunacak ileti sayısına gelen kısıtlama nedeniyle eleştirilerin odağında bulunan Elon Musk'ın sahibi olduğu Twitter’a rakip olacak Threads, sadece yedi saat içinde 10 milyon kayıt aldığını söyledi.Gün içinde platformda kayıt yaptıranların sayısı 30 milyonu aştı.Analistler Threads'in, Instagram ile olan bağlarının ona yerleşik bir kullanıcı tabanı ve reklam aparatı sağlayabileceğini düşünüyor. Meta hisseleri lansman öncesinde çarşamba günü de yüzde 3 artışla kapanarak rakip teknoloji firmalarının kazançlarını geride bıraktı.Yatırım firması AJ Bell'in finansal analiz müdürü Danni Hewson, "Yatırımcılar Meta'nın gerçekten bir 'Twitter Katili'ne sahip olma ihtimali karşısında heyecanlanmadan edemiyor" dedi.
KEHANETLER BİTMİYOR
Baba Vanga’nın 2024 kehanetleri ortaya çıktı: Dünya sonsuza kadar değişecek. Baba Vanga’nın 2024 yılında dünyanın çok büyük bir dönüşüm içine gireceğini aktardı. 2024 yılında iki çok büyük bilimsel ilerlemenin dünyanın gidişatını sonsuza kadar değiştireceği iddia edilirken Baba Vanga, kansere karşı bir ilaç geliştirileceğini ve bu sayede bu hastalığın ortadan kalkacağını söyledi. Öte yandan Baba Vanga AIDS hastalığının da kökünün kazınacağını iddia etti.
Baba Vanga’nın 2024 yılı için öne attığı kehanetlerden biri de “yağ çağının” sona erecek olması… 1911’de dünyaya gelen ve 1996 yılında 85 yaşındayken yaşamını yitiren Baba Vanga’nın “yağ çağı” olarak ifade ettiği sözün petrol olduğu yorumu yapıldı. Bazı uzmanlar, 2024 yılında yenilenebilir enerjilere ağırlık verilebileceğini iddia etti.
1911’de doğan Baba Vanga, 12 yaşında yaşanan bir kum fırtınası yüzünden kör kaldı. Fakat Baba Vanga’nın bu kaybı yeni bir yeteneğin de önünü açtı.
Baba Vanga, “gelecekle ilgili sesler” duymaya başladı. Baba Vanga’nın sözlerini yorumlayan uzmanlar ünlü kahinin birçok şeyi yıllar öncesinden bildiğini belirtirken, ünlü kahinin kehanetlerinin 5079 yılına kadar devam etmesinin de mümkün olduğuna vurgu yapıldı.
YARIN YOK
Ayşe Kulin Yarın Yok romanında, her zamanki ustalıklı ve sürükleyici üslubuyla bizi bu kez bambaşka bir zamana götürüyor. Günümüzden yüzlerce yıl sonra, Dünya’dayız. Aradan geçen zamanda gezegenimiz bütün doğal kaynaklarını tüketmiş, takvimi sıfırlayan felaket bir savaş yaşamış, hayatta kalan bir avuç insanın özverisiyle nihayet kalıcı bir barışa kavuşmuştur; ancak şimdi yine bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Merkez Şehir Devleti’nin en genç bilim kadınlarından biri olan Mira, uzun zaman önce biyolojik bir silah olarak üretilen Tayro virüsünün formülünün peşinde zamanları aşan büyük bir serüvene atılacak, bu sırada hem aşkı ve dayanışmayı hem de soyağacında yer alan cesur kadınları tanıyacaktır...Ayşe Kulin’den bugün hafife aldığımız sorunların olası sonuçlarına işaret eden, aynı zamanda kıymetini bilmediğimiz zenginliklerin altını çizen ve umudu asla bırakmamaya çağıran bir roman. Bu hafta okunması gerekenlerde tavsiye ederim.
THE IRISH MAN
Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci'nin rol aldığı Martin Scorsese imzalı The Irıshman, yayınlandıktan sonraki ilk 28 günde 214 570 bin saat izlenmeye ulaşmış.Martin Scorsese'nin büyük ilgi gören filminde tetikçi Frank Sheeran, Bufalino suç ailesinin sadık bir üyesi olarak sakladığı sırları anımsıyor.
Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci'nin rol aldığı Martin Scorsese imzalı THE IRISHMAN'de, 2. Dünya Savaşı sonrası Amerika'daki organize suç dünyası; gazi, dolandırıcı ve 20. yüzyılın en azılı isimlerinin yanında çalışmış bir mafya tetikçisi olan Frank Sheeran'ın gözünden anlatılıyor. Onlarca yıllık bir süreci anlatan film, Amerikan tarihindeki çözülememiş en büyük gizemlerden biri olan efsanevi sendika patronu Jimmy Hoffa'nın ortadan kaybolma hikâyesini ele alıyor. Pazar günü için patlamış mısırlarınızla seyredilebilecek keyifli bir film.

